15/1/2007 - GÖR TÜRKİYE
BÜLENT ARINÇ
BUGÜN TARİHİ BİR SÖZ SÖYLEDİ :
"Adım farklı olsa heykelim dikilirdi"
BÜLENT ARINÇ'IN KİM OLDUĞUNU KISACA AÇIKLIYORUZ :
TARİH : 23 ARALIK 1930 , YER: MENEMEN, İZMİR
KUBİLAY'IN BAŞI,
GİRİT'TEKİ KAMPLARDA İNGİLİZ VE YUNAN SUBAYLARI TARAFINDAN EĞİTİLEN
BEDRANİ TARİKATININ BAŞI OLAN
HAÇLI KÖPEĞİ BİR MÜRTECİ (İRTİCACI) TARAFINDAN
KÖR BİR BIÇAKLA KESİLİYOR.
BU HAÇLI ŞEYH :
DERVİŞ MEHMET.
MANİSA'YI YUNANA SATAN VE
9 EYLÜL 1922 SABAHI YUNANISTANA KAÇAN
MANISA VALİSİ HÜSNÜ EFENDİNİN (Kİ SONRA HÜSNÜYADİS İSMİNİ ALMIŞTIR) KUZENİ.
BU ŞAHISLARIN BÜLENT ARINÇ İLE İLİŞKİSİ Mİ NE?
ÇOK KÜÇÜK BİR DETAY:
DERVİŞ MEHMET, BÜLENT ARINÇ'IN ÖZ MÜ ÖZ DEDESİ .
DİLEYEN SİTEMİZE GİRİP,
HAFTANIN KİTAPLARI BÖLÜMÜNDE
BİRİNCİ SIRADAKİ KİTAP OLAN
"HÜSNÜYADİS HORTLADI" YI OKUSUN.
BELGELERİ ORADA.
NEDİM ÇAKMAK'IN 6000 SAYFALIK ARAŞTIRMASININ SONUCUDUR
BU ÜLKE BÖYLE İLGİNÇ BİR ÜLKE
BİR TARAFTA CUMHURİYET ŞEHİTLERİ ANMA HAFTASINI YAPIYORUZ,
BİR YANDAN ŞEHİTLERİMİZİ KATLEDEN ADAMLARIN
TORUNLARINI EN YUKARIYA TAŞIYORUZ
BÜLENT ARINÇ TEK DEĞİLDİR.
O KATLİAMI YAPAN VE SONRA ASILAN 187 HAİNİN TORUNLARININ TAMAMI
BUGÜN EKONOMİ, İŞ DÜNYASI VE SİYASETİN
EN ÜST MERTEBELERİNDE OTURUYORLAR.
SELAM SANA TÜRK EVLADI !
AKLINI BAŞINA AL, SEÇTİKLERİNİN KİM OLDUĞUNU İYİ TANI
BU ÜLKEYİ PARAMPARÇA ETMEK İSTEYENLERİN
KUTSAL İTTİFAKINI GÖR ARTIK !
|
|
Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/10/2006 - KAÇ KİŞİYİZ BİZ?
Nicedir bu sorunun yanıtını arıyorum. Kendi içimde... Aslında bu sorunun yanıtı, bize kimin sonuca ulaşacağını da gösteriyor. Belki de herkesin kafasındaki yegane soru bu. "Biz kaç kişiyiz?" Hatta sormaya devam ediyorum: Çoğunluk muyuz? Yoksa artık az mı kaldı bizden ? Devir değişti mi ? Ülke bizim gibi düşünenlerden kurtulacak mı? Ben çoğunlukta hatta çok, çok ,çok çoğunlukta olduğumuzu düşünenlerdenim. Çünkü neden hükümet olunmasına rağmen iktidar olamayanların en iyi açıklaması budur. Giderayak başlayan gerginliğin,bu sinirin,basit hadiseler karşısında bile gösterilen aşırı tepkilerin sebebi de budur. Ben kendi içimde bu soruların yanıtları ile bir açıklama yaratmaya çalışırken ancak henüz yazmazken sağolsun küfürbaz bir okuyucumuz beni kendime getirdi. Daha öncede söylediğim gibi küfür içerikli yorumları siteye taşımamaya özen gösteriyoruz.Küfürün hedefi kim olursa olsun. Ancak bu saygıdeğer (!) yorumcumuzun cinsel içerikli isteklerini sıraladığı görüşleri haricinde ciddiye alınacak bir sorusu vardı. "Siz kaç kişisiniz?" Demek ki yalnız değildim. Küfürleri ayıkladıktan sonra en hafifinden şöyle diyordu bu sevgili (!)okuyucumuz: "Yazılarınıza başladığınızdan beri takip ediyorum,ama şöyle bir hesapladım,toplam 20 bin kişi bile yok saçmaladığınız yazılarınızı okuyan" Saçlayıp saçmalamadığımın takdiri bir yana ,evet şimdi bu soruyu ben de sormak istiyorum. "Biz kaç kişiyiz?" Türkiye de Atatürkçüyüm diyecek,laik, demokratik, cumhuriyet ilkelerini savunacak,kaç kişi var? Gerçekten iddia edildiği gibi az mı sayımız? Gerçekten biz geri kafalı mı kaldık? Bir zamanlar yedi düvele meydan okuyan ve ilmi hür ,irfanı hür nesiller yetiştirmek isteyen,yaptığı mücadele ile tüm dünyada, Mısır'dan Hindistan'a ezilmiş toplumlara umut ışığı olan bu devrimin çocukları artık nesiller içinde kayıp mı oldu? Atatürk devriminin sonunu mu yaşıyoruz? Yoksa karşı devrim isteği içindekiler kuvvet uygulayarak,psikolojik savaş yöntemleri ile safları mı dağıtmaya çalışıyor? İnancımızı ,devrimi tazeleme ihtiyacı içinde miyiz? Yoksa baskı altında çözülecek miyiz? Bu saygıdeğer (!) okuyucumuz beni yeniden bu soruları sormaya, yanıtlarını aramaya sürükledi. Çünkü açıkçası bu siyasetin kısa,orta ve uzun dönemde farklı sonuçları olacağını düşünenlerdenim. Kısa dönemde sevinenlerin orta ve uzun vadede yeniden hüsrana uğrayabileceğinden endişeliyim. Çünkü ihtiyacın yalnızca bir iktidar değişikliği değil, bir anlayış değişikliği olduğunu düşünenlerdenim. Çünkü hükümetin yeni sahiplerinin eski alışkanlıkları sürdürmeyecek,yeni bir zihniyet ama gerçekten yeni bir zihniyet ile görev yapmak zorunda olduklarına inanıyorum. Çünkü gerçek değişim yaşanmazsa, hükümetin değişmesinin aslında hiçbir şeyi değiştirmeyeceğine,bir sonraki raunda kadar kuvvet toplanmasına yarayacağına inanıyorum. Türkiye'nin ikinci bir karşı devrim girişimine artık tahammülü yok diye düşünüyorum. Çünkü eski Türkiye'nin artık üzerindeki tozu silkeleyip,devrimin tazeleyen gömleğini giymesi gerektiğine,eskittiği,yıprattığı,kötüye kullandığı tüm erdemlerine hakettiği saygıyı göstererek yepyeni,taptaze,güçlü,kararlı bir kaptanlıkla istim basması gerektiğine inanıyorum. İşte bu yüzden inancımızı tazelememiz gerek. İşte bu yüzden ne çok olduğumuzu anlamamız gerek. Ben bana küfür ederek ben ve benim gibileri karamsarlığa sürüklemeye çalışan ve gerçekten,gerçekte ne düşündüğünü anlayamadığım,neye inandığını çözemediğim,neden gerçekleri görmekten kaçtığını bilemediğim bu zihniyete bir yanıt verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu yazının okunma sayısı belki onlara en iyi yanıt olacaktır. Cumhuriyet çocuklarının sayısını belirleyecek kişi elbette ne o okuyucu, nede benim yazılarımın okunma hiti. Ancak sizden ricam bu yazının çok okunmasını sağlayın. Sayımızın ne kadar olduğunu düşünüyorsanız o kadar okunmasını sağlayın. 20 bin mi 50 bin mi 100 bin mi yoksa altmış milyon muyuz herkes görsün. Her bir hit saflarımıza çakılan bir çivi gibi maneviyatımızı kuvvetlendirecek. Her bir hit buradan yola çıkıp, Türkiye'yi yenilemek isteyen milyonlara kuvvet verecek. Buradan size çağrıda bulunuyorum. Bu yazının azaldığımızı düşünenlere bir yanıt olmasını sağlayın. Sayımızın ne çok olduğunu gösterin. İnanıyor ,bekliyorum. KANALTÜRK KERİMCAN KAMAL
Bir Kanaltürk yazarinin ATATÜRKÇÜLÜK'le ilgili yazisina bölücü okur tarafindan "topu topu 20bin Atatürkçü var" diyerek tepki(!)gösterilmis. Lütfen asagidaki linke tiklayin ve gerçekte kaç kisi oldugumuzu Ispatlayalim. En fazla 30 saniyenizi alir, yollayabildiginiz kadar kisiye yollayin, amaç 60 milyona ulasmak!
http://www.kanalturk.com.tr/yazar.php?yazarlar_id=25
|
|
Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2/5/2006 - BİR BACAĞIN NE ÖNEMİ VAR?
Bugün buraya alacağımız bir komando subayının öyküsü. Kendisini uzun süredir tanıyoruz. Belki sizler de biliyorsunuz. Çünkü, ayağını mayına verenlerden bir kahraman. Bunlardan binlercesi aramızda. Hastanede geçen aylar, tedavi terapileri sonunda dizkapağınızın oniki santim altında takılı olan ve her akşam yatarken veya banyoya girerken çıkarıp kenara koyduğu 'TAKMA BACAK' onun artık bir uzvu. Koşamayacak olması, yazın herkes gibi denize ya da havuza girememesi hiç önemli değil. Onun ve onların bu fedakarlığı sayesinde VATAN var olacaktır. Bir bacağın ne önemi var?
İHANET EDENLER Sonra birilerinin, sizin ödediğiniz vergilerle Fransız televizyonlarında, uğruna yarım kaldığınız hudutlarımızı hiçe sayan programlara katkı sağladığını duyarsınız. Aynı kişilerin, bu işlerden pişmanlık duymadıkları itiraflarını dinlersiniz. Pamuk'ları, Dink'leri okursunuz. 'BİZANS ÇOCUĞU'yum diyenleri ve 'Koçlar gibi satanları' görürsünüz. Türk Bayrakları yakılır. Elleri arkadan bağlanıp, kafalarına çuval geçirilenler bağrınızı deler. Hainlerin leşlerinin üstüne örtülen çaputlara 'BAYRAK' diyenleri fark edersiniz. 'UÇAKLARINI ÇEK', 'VALİYİ GÖREVDEN AL' diyenler yine bunlardır. Askere, polise, öğretmene ateş eden, yol kesen, köy yakıp, okul yıkan teröristler 'PİŞMANIM' palavrasıyla serbest bırakılır. Gövdenizden toprağa akarken, bu defa içinize kan akar. Tertemiz tuttuğunuz değerlere akar. Gazetelerin ya da televizyonların kısacık verdiği haberleri '... ili kırsalında, teröristlerce döşenen mayının patlaması sonucu, bir güvenlik görevlisi şehit oldu' cümlesi bağrınızı deler.
BİLMELİSİNİZ Asla unutmayınız, başınızın üstündeki egemenlik örtüsünün payandası, kopan bacaklardır. Bedeli ise vatan için akan kanlar, feda edilen canlar, babalarının yüzünü unutan çocuklardır. Görüldüğü gibi bazılarının aklından bile geçmeyen bir feryat bunlar. Onlar kendilerini çok iyi biliyorlar. Bizler ise değişmez sloganımızı gururla tekrarlıyoruz; 'VARLIĞIM TÜRK VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN'...
(GÜNEŞ GAZETESİ KÖŞE YAZARI BURHAN AYERİ)
|
|
Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/4/2006 - Bu yazıyı bir arkadaşım gönderdi bende sizlerle paylaşmak istedi
Binlerce insanın hayatını almış ama karşılığında ömür boyu hayatta >kalma hakkı verilmiş olan şahıs yeniden yargılanacakmış. Neden?
Çünkü Avrupa öyle istiyor.
Al bayrağa sarılı her şehit cenazesinde öne eğilmiş başları ve titreyen sesleriyle "kanınız yerde kalmayacaktır" şeref sözünü verenler suskunlar bugün..
Neden?
Çünkü Avrupa öyle istiyor.
21 yaşında Mehmet gençliğinin baharında demir gibi sapasağlam çıktığı köyüne belden aşağısı sakat ve
tuvaletini bile tutamayacak halde geri döndü. Yeniden yargılanacak şahsın döşettiği mayına >basmıştı. Mehmet yeniden yürüyemeyecek, Mehmet nişanlısı Fatma'yla >aynı yastığa baş koyamayacak ama onu o hale sokan yeniden yargılanacak.
Neden?
Çünkü Avrupa öyle istiyor.
Gençliklerinin baharında vatanlarını savunmak için silah altına giren ve geçit vermez dağlarda teröristle
savaşırken tertemiz >alınlarından vurulup toprağa düşen askerler yeniden yaşayamayacak >ama onları vurduran şahıs yeniden yargılanacak.
Neden?
Çünkü Avrupa öyle istiyor.
Alışveriş merkezinde hiçbir şeyden habersiz bakınırken içeri atılan yangın bombalarıyla feci şekilde yanan
kadın hayatının sonuna kadar yanık yüzüne bakacak ama o bombayı oraya attıran yeniden yargılanacak.
Neden?
Çünkü Avrupa öyle istiyor.
Kocasıyla yeni tayin edildiği yere özel otomobilleriyle giderken yolları kesilen ve kocası gözleri önünde
taranarak şehit edilen Figen hemşirenin gözleri hep yaşlı kalacak ama kocasını vurduran yeniden yargılanacak.
Neden?
Çünkü Avrupa öyle istiyor.
Yıllarca terörle mücadeleye akıtılan milyarlar yüzünden binlerce gencimiz işsiz, fakir ve aç. Hayatları boyunca eğitim görmelerine rağmen yere serilen ekonomi yüzünden işsiz kalanların hayatları mahvolurken onların o hale gelmelerine sebep olan terör belasını yaratan yeniden yargılanacak.
Neden?
Çünkü Avrupa öyle istiyor.
Peki ya bu millet ne istiyor? Bir Allah'ın kulu da çıkıp bu milletin ne istediğini sormayacak mı? Ezilen,hor
görülen, hakkı verilmeyen tersine hep haksız çıkarılan her zaman bizler mi olacağız? Sandığa oy verip tepemize çıkardıklarımız, vergilerimizle okutup makam ve rütbe verdiklerimiz, canımızı,malımızı ve namusumuzu kendilerine emanet ettiklerimiz bir kere olsun bizim hakkımızı >savunmayacaklar mı? Kanlarınız yerde kalmayacak sözlerine inandığımız halde baş katile hak ettiği cezayı verdirmeyenler şimdi bir de karşımıza çıkıp bunu yeniden mi yargılayacaklar. Böyle bir durumda bizler yerimizde uslu çocuklar gibi oturup "Ölen öldü, giden gitti kalan sağlar bizimdir" mi diyeceğiz. Karakol baskınında iki gün roket ve havan ateşi altında kaldıkları halde direnip daha sonrada " Daha fazla direnemeyeceğiz. Vatan sağ
olsun!" mesajını geçtikten sonra birer birer şehit olan koçların telsizden gelen seslerini unutup hayatımıza devam mı edeceğiz? Hiç sanmıyorum. Neden mi? Çünkü TÜRK MİLLETİ BÖYLE İSTİYOR!!
Yok şu kadar kişiye yollamazsan şu olur, yok minik kuş seni gördü 1567 kişiye yollamassan gelip seni
yiyecek gibi APTAL mailleri çoğaltıp yollayacağınıza, bunu yollayın da görmeyen duymayan beyinlerimiz biraz gerçekleri görsün!!!
LÜTFEN BU MAILI TANIDIKLARINIZA FORWARD EDIN BU TOPRAKLAR BIZIM SEHIDIMIZIN KANIYLA SULANDI BU VATAN HEPIMIZIN!!!!!
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
27/3/2006 - ÇANAKKALE GEÇİLMEZ

Kınalı Ali ve Destansı Çanakkale Zaferi Üst teğmen Faruk cepheye yeni gelen askerleri kontrol ediyor bir taraftan da onlarla laflıyordu nerelisin gibi sorular soruyordu. Bir ara saçının ortası sararmış bir çocuk gördü. Merakla "adin ne senin evladım" der. Çocuk"Ali" diye cevap verir. Nerelisin? der. Ali Tokat Zilede' nim der. "Peki evladım bu kafanın hali ne?" Ali "anam cepheye gelirken kına yaktı komutanım der. Neden? der komutan. Ali "bilmiyorum komutanım" der: Peki gidebilirsin Kınalı Ali" der. O günden sonra herkes ona Kınalı Ali der. Herkes kafasındaki kınayla dalga geçer. Kısa sürede cana yakın ve cesur tavırlarıyla tüm arkadaşlarının sevgisini kazanır Bir gün ailesine mektup yazmak ister. Ali'nin okuma yazması da yoktur arkadaşlarından yardim ister ve hep beraber başlarlar yazmaya. Ali söyler arkadaşları yazar "Sevgili anne babacım ellerinizden öperim ben burada çok iyiyim beni merak etmeyin" diye baslar. Kız kardeşini kendinden bir küçük erkek kardeşini sorar köyündekilerin burnunda tüttüğünü yazdırır. Kendilerini merak etmemesini kendileri var oldukça düşmanın bir adim bile ilerleyemeyeceğini yazdırır. Gururla mektubu bitirir neden sonra aklına gelir ve yazının sonuna anasına NOT düşer: Alinin kendisinden hemen sonra askere gelecek bir kardeşi daha vardır. "Anacağım kafama kına yaktın burada komutanlarım ve arkadaşlarım benimle hep dalga geçtiler sakın kardeşim Ahmete de yakma onunla da dalga geçmesinler der ellerinden öptüm" diye bitirir. Aradan zaman geçer. İngilizler kati netice almak için tüm güçleriyle Gelibolu"ya yüklenirler. Bu cepheyi savunan erlerimiz teker teker şehit düşmüşlerdir. Bunlara takviye olarak giden yedek kuvvetlerde yeterli olmamış onların sayıları da epey azalmıştı Gelibolu düşmek üzereydi kınalı alinin komutanı da olayı görüp yerinde duramıyordu. Kendisinin bölüğü henüz sıcak temasa hazır değildi. Onlar yeni gelmişti onları insan bedeninin süngü ve mermilerle orak gibi biçildiği bu yere dua ediyordu Komutanların bu düşünceli hali gören ve durumun vahametini bilen kınalı Ali ve arkadaşları komutanlarına yalvar yakar oraya gitmek istediklerini söylerler. Komutanları onları ölüme gönderdiğini bile bile çaresiz gönderir. Kınalı Ali'nin bölüğünden kimse sağ kalmaz hepsi şehit olmuştur. Aradan zaman geçer. Kınalı Ali'nin ailesine yazdığı mektubun cevabi gelir. Komutanları buruk ve gözleri dolu dolu mektubu açıp okumaya karar verirler. Babası anlatır Ali'nin. "Oğlum ali nasılsın iyi misin gözlerinden öperim selam ederim dedikten sonra öküzü sattık paranın yarısını sana yarısını da cepheye gidecek kardeşine veriyoruz simdi öküzün yerine tarlayı ben sürüyorum zaten artık zahireye de fazla ihtiyacımız olmadığı için yorulmuyorum da siz sakın bizi merak etmeyin bizi düşünmeyin der köyü akrabalarını anlatır ve mektubu bitirir ali ananında sana diyeceği bir şey var" Anasını anlatır: " Oğlum ali yazmissinki kafamdaki kınayla dalga geçtiler kardesimede yakma demişsin kardesinede yaktım komutanlarına ve arkadaşlarına söyle senle dalga geçmesinler bizde 3 şeye kına yakarlar 1- Gelinlik kıza gitsin ailesine çocuklarına kurban olsun diye 2- Kurbanlık koç a ALLAHA kurban olsun diye 3- Askere giden yiğitlerimize vatana kurban olsun diye..... gözlerinden öper selam ederim ALLAHA emanet olun"
Çanakkale Şehitlerine
|
|
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Arkadaşlarım
raciegi didarvural sessizofke01 tutuklanandestanlar Özkan Özdemir blogekle suskunsokaklar compete yakko newman yagiz18 bujiterikatalog turgutdemir saraykoy sonerpol gazikemal secimim dikkatli H.ALP ŞEN mtb1973 hüseyin alp şen Kara Yağız ozge84 fizikci47 Aydin MERT turgaykodalak61
|